Siz de biliyorsunuz…
Niğde sessiz değil.
Sadece susuyor.
Sokaklar konuşmuyor ama izliyor.
İnsanlar anlatmıyor ama biliyor.
Ve bazı gerçekler var ki… herkesin dilinin ucunda ama kimsenin kaleminde yok.
Ta ki bugüne kadar.
Çünkü artık yazılıyor.
Ben kimim, önemli değil.
Benim adım yok…
Ama yazdıklarımın karşılığı olacak.
Bu şehirde herkes bir şeyleri biliyor.
Kim nerede, ne yapıyor…
Kim kiminle, hangi kapının ardında…
Kim neyi saklıyor…
Siz de biliyorsunuz.
Ama susuyorsunuz.
Belki korkudan…
Belki alışkanlıktan…
Belki de “bana dokunmayan yılan” diyerek.
İşte o yüzden ben yazıyorum.
Gölge Kalem gizli yazıyor.
Çünkü bazı şeyler açıkta yazılamaz…
Ama artık hiç yazılmaması da mümkün değil.
Bu şehirde öyle olaylar var ki;
Gündüz başka anlatılır, gece başka yaşanır.
Birileri görünürde masumdur…
Ama arka planda bambaşka hikâyeler döner.
Herkes bilir.
Kimse yazmaz.
Şimdi yazılacak.
İsimler belki hemen geçmeyecek…
Ama herkes kendini satırların arasında bulacak.
Çünkü bu yazılar birilerini hedef almak için değil,
herkesin bildiğini hatırlatmak için yazılıyor.
Ve bu daha başlangıç.
Bugün sadece kapıyı aralıyorum.
Yarın o kapının arkasını yazacağım.
Okuduğunuz her satırda şunu hissedeceksiniz:
“Ben bunu biliyordum…”
Ama ilk kez okuyacaksınız.
Gölge Kalem
Gizli yazıyor…